Girişimsel Radyoloji iğne deliği küçüklüğündeki yollarla vücuda girilerek gerçekleştirilen tanı ve tedavi yöntemlerini içerir. İşlemler yapılırken vücuda giriş bölgesine lokal anestezi uygulanmaktadır. Uygulanan işlemlerde, çoğunlukla yüksek teknoloji içeren Görüntüleme cihazları ve her işlem için özel tasarlanmış kalın-ince iğne veya tel-klip kullanılmaktadır. Ağrısız ve riskleri oldukça az olan bu yöntemlerle hastaların hastanede kalış süresi kısalmakta ve hastalar işlem günü ya da ertesi gün evine gönderilmektedir.

Biyopsi Nedir ?

Biyopsi bir hastalık veya tümör şüpheli dokudan, kesin tanı koymak için küçük bir parça alınmasıdır. Eskiden biyopsilerin çoğu ameliyatla yapılırdı. İğne biyopsisi ameliyatsız olarak bu örneğin ince veya kalın bir iğne yardımıyla alınmasıdır. Günümüzde neredeyse tüm biyopsiler ameliyata ihtiyaç olmadan görüntüleme rehberliğinde yapılır.

Niye görüntüleme rehberliğinde yapılır ?

Biyopsi yaparken, tümör şüpheli dokuyu ve iğneyi görerek biyopsi yapacağımız hedefe ulaşma işlemine görüntüleme eşliğinde biyopsi diyoruz. Bu günümüzde en az riskli ve kolay olan bir yöntemdir. Vücuda bıçak değmeden organlarımız görüntüleme yöntemleri ile izlenir (ultrasonografi veya bigisayarlı tomografi cihazları ile) ve iğnenin vücut içinde hareketi adım adım görüntülenerek örnek alınacak dokuya ulaşılır.

Eskiden iğne biyopsileri görüntüleme yöntemi kullanılmadan körlemesine yapılırdı. Bu durumda iğnenin bir başka yerden örnek alma ihtimali vardı. Bu yöntem riskleri daha yüksek olduğu ve bazen sonuç vermediği için artık nadiren kullanılır.

Hastanemizde ne gibi işlemler yapılabiliyor ?

Girişimsel radyolojik işlemlerin nonvasküler (damar dışı organlarla ilgili) olanları yapılmaktadır. Tanı koyma amaçlı, görüntüleme yöntemleri eşliğinde gerçekleştirilen biyopsi uygulamalarıdır.

Kalın İğne (Tru-Cut) Biyopsiler; Meme, prostat, karaciğer, pankreas, akciğer, böbrek gibi organlardaki tümör şüphesi olan dokulardan Ultrasonografi veya Bilgisayarlı Tomografi gibi görüntüleme yöntemleri rehberliğinde küçük parça alınması işlemidir. Parçalar uzun bir iğnenin istenen dokuya yerleştirilmesiyle alınır. Biyopsi alınması birçok hastalıkta kesin tanıya ulaşılabilmesi amacıyla gerçekleştirilen ve bu nedenle de tedaviyi yönlendirmede büyük önemi olan işlemdir.

İnce İğne Aspirasyon (İİAB) Biyopsileri; Meme, karaciğer, pankreas, akciğer gibi organlardaki tümör şüphesi olan dokulardan Ultrasonografi veya Bilgisayarlı Tomografi gibi görüntüleme yöntemleri rehberliğinde hücre içeren sıvı alınması işlemidir.
İğneler 1 mm den çok daha incedir. Koldan kan alma işleminde kullanılan iğnelerden daha ince iğnelerdir. En önemli avantajı ince olmaları nedeniyle kanama riskinin çok çok az olmasıdır. En sık tiroid nodullerinin değerlendirilmesinde kullanılır. İnce iğnenin en önemli dezavantajı doku değil, sadece küçük hücre örnekleri almasıdır. Bu nedenle ince iğne biyopsisi alınan dokudaki hastalık hakkında sınırlı bilgi verir.
İşlem ince bir iğnenin istenen dokuya yerleştirilmesiyle yapılır ve alınan örnek değerlendirilmesi için laboratuvara gönderilir.

Tedavi edici non-vasküler girişimsel radyolojik uygulamalar, değişik anatomik bölgelere ve hastalıklara göre çok çeşitli olup; abse/kist tedavileri gibi sıvı drenajları işlemlerini içermektedir. Bunlar hastanemizde yapılmaktadır.

Neden Girişimsel Radyoloji tercih edilmeli ?

Girişimsel radyolojideki işlemler; cerrahi işlemlere göre ameliyat kesisi olmaması nedeniyle daha az ağrıya yol açmakta, bunun yanında görüntüleme kılavuzluğu ile yapıldığından daha doğru sonuç vermektedir. Ayrıca görüntüleme kılavuzluğu sayesinde işlem esnasında başka organ yaralanma riski çok daha az olmaktadır.