Bir kadının hayatının en komplike dönemlerinden biridir hamilelik. Acısıyla tatlısıyla birçok anı biriktirir. Geçek bir mucizenin bedeninde büyüyüşüne tanıklık eder. Ancak bir de günlük hayata yansımaları vardır hamileliğin. Özellikle de yazın gelmesiyle birlikte tatil planı ve yolculuk yapma fikri birçok hamile kadın için korkutucu gelebilir. Tatil rotalarını belirleyen yaz hamilelerinin endişelerini geride bırakmaları gerektiğini söyleyen Avrasya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Uzmanı Op. Dr. Çiğdem Yavuz Yurtsever, seyahat için önemli ipuçları verdi.

Hamileliğin kaçıncı ayında seyahat edilebilir?

Gebeliğin 11. -36. haftası seyahat için en uygun dönemlerdir. Düşük tehlikesi, erken doğum riski, kanama ve pıhtılaşma sorunları olan anne adayları seyahat öncesi doktorları ile durumlarını görüşmeleri gereklidir. Gebelikte uzun mesafelerde uçak ile seyahat tercih edilmelidir. Bunu özel araç ile seyahatler takip eder. Otobüs ile seyahat çok sağlıklı ve konforlu değildir. Uçak ile seyahatte, seyahat mesafesi uzak ise her zaman havayolu ile ulaşımı tercih edilmelidir.

Havayolu ile ulaşımda dikkat edilmesi gerekenler;

Gebeliğin 28. haftasına kadar anne adayları doktor raporu olmaksızın seyahat edebilirler. Havalimanlarında güvenlik kapılarından geçilmesinin ispatlanmış bir zararı yoktur. Ancak birçok anne adayı güvenlik kapılarından geçmek istemez. Bu durumda klasik üst arama talep edebilirsiniz. Güvenlik kapılarında sorun yaşanmaması, gebelik haftanızı gerekirse belgelendirmek için uçuş öncesi doktorunuzdan uçuş raporu almanız yararınıza olacaktır. 28.- 36. hafta arası anne adayları doktor raporu ile seyahat edebilirler. Bu rapor, raporun verildiği tarihten itibaren 1 hafta süre ile geçerlidir. Seyahat süreniz bir haftadan uzun ise dönüş için ikinci bir uçuş raporu almanız gerekebilir. 36.hafta ve sonrasında uçabilir raporu olsa da anne adayı uçağa kabul edilmeyebilir.

Uzun süre hareketsiz kalmak tehlikeli mi?

Yurtdışı uçuşlarda Türkçe ve İngilizce hazırlanan rapor hazırlanmasına dikkat edilmelidir. Uçak yolculukları sırasında uzun süre hareketsiz kalmak anne adaylarında kanın bacak damarları içinde pıhtılaşması ve bu pıhtının yerinden koparak akciğer, beyin gibi hayati organlara giderek burada kan akımının durmasına neden olabilir. Bu olaya “tromboemboli” adı verilir. Bu nedenle 3 saatten fazla uzun uçuşlarda;

• Uzun süre hareketsiz kalınmamasına dikkat edilmeli.
• Yeterli miktarda sıvı tüketilmeli.
• Uzun uçuşlarda bacakta kan dolaşımını arttıran varis çorapları giyilmelidir. Gerekli hallerde kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç tedavisi uçuş öncesi alınmalıdır.

Bu öneriler hamileliğin başından doğumdan sonra 6 haftalık süreç için geçerlidir. Doğumun gerçekleşmesi ile bir anda kanın pıhtılaşmasına olan eğilim azalmaz. Bunun için doğumdan sonra 6 haftanın geçmesi gerekir. Bu öneriler tüm anne adayları için gereklidir. Ancak anne adayında ya da ailesinde kan pıhtılaşma sorunu var ise gebelik zehirlenmesi (Preeklampsi) bacaklarda büyük varisler söz konusu ise ek tedbirler gereklidir.

Özel araç ile seyahatte dikkat edilmesi gerekenler;

Kısa mesafeli seyahatte 11. haftadan sonra arka koltukta oturulması ya da ön koltukta oturulacaksa emniyet kemeri ile vücut arasında küçük bir yastık bulundurulması uygundur.

Araçla yapılan uzun mesafeli seyahatlerde;
• 2-3 saatte mola verilmeli.
• Molalarda en az 10 dakika yürüyüş yapılmalı, böylelikle kan dolaşımının artacak.
• Aracın arka koltuğunda oturulmalı ya da emniyet kemeri ile vücut arasında küçük bir yastık bulundurulmalı.
• Yolculuk esnasında bol sıvı ve hafif gıdalar tüketilmeli.
• Acı – ekşi yağlı gıdalardan uzak durulmalı.
• Aynı zamanda kafein içeren gıdalar tüketilmemeli.
• Kan pıhtılaşma sorunu olan anne adayları varis çorabı giyerek seyahat etmeli.

Otobüs ve tren ile seyahatte dikkat edilmesi gerekenler;

Eğer hamileyken seyahat etmeyi düşünüyorsanız ulaşım aracı olarak otobüsleri tercih etmemek doğru bir seçim olacaktır. Zira otobüslerin kısıtlı bir alan sunması ve seyrek olan mola zamanları uzun seyahatler için hayli zorlayıcı olacaktır. Tren, uzun yolculuklar için otobüse oranla daha konforlu bir alan yaratabilir. Ancak trende de otobüste de uzun süre hareketsiz kalınacağından çeşitli dolaşım problemleri yaşanabilir. Bunun önüne geçmek içinse daha rahat bir koltuk seçimi yapılmalı, boyun ve bel bölgesi bir yastık yardımıyla desteklenmeli ve emniyet kemeri karnı sıkmayacak şekilde takılmalıdır. En önemlisi de molalarda hafif bir yürüyüş yapılmalıdır.