Sizi Arayalım
TIBBİ BİRİMLER

DERMATOLOJİ (CİLDİYE)

DERMATOLOJİ (CİLDİYE)

Dermatologlar deri hastalıkları, zührevi hastalıklar(cinsel temasla bulaşan hastalıklar) , saç, tırnak, oral mukoza (ağız içi) ve dil hastalıklarını tedavi ederler. Bunun dışında kozmetik ve estetik dermatoloji ile de ilgilenirler.

Hastanemizde;

  • Pruritus (kaşıntı)
  • Ekzemalar
  • İlaç reaksiyonları
  • Akne ve benzeri hastalıklar
  • Derinin mantar, bakteriyel ve viral hastalıkları (siğiller, zona (gece yanığı), el ayak ağız hastalığı)
  • Cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar ( sifiliz, HIV)
  • Behçet sendromu
  • Ürtiker (kurdeşen), vaskülitler
  • Büllü hastalıklar ( Pemfigus, diabet bülleri)
  • Vasküler hastalıklar ( diabet, ülserleri, yatak yaraları)
  • Saç hastalıkları ( saç dökülmesi, saçkıran)
  • Tırnak hastalıkları ( batı, tırnak bozuklukları)
  • Dudak ve ağız boşluğu hastalıkları ( aft, tümör )
  • Ter bezi hastalıkları
  • Pigmentasyon bozuklukları ( vitiligo, lekeler)
  • Deri tümörleri ve nevuslar
  • Dermatokozmetoloji ( Dolgu, botoks, kimyasal soyma, mezoterapi, lazer ) teşhis ve tedavisi uygulanmaktadır.

Cilt Gençleştirme Amaçlı Botox Hangi Bölgelere Uygulanır ?

Botoks kırışıklık, çizgi gibi şikayetlerin olduğu tüm bölgelerde enjekte edilebilir.

  • Kaş arası botoksu
  • Kaşlar
  • Alın botoksu
  • Burun kenarları
  • Şakaklar
  • Göz çevresi ( göz altı, üstü, kaz ayakları botoksu)
  • Dudak üstü botoksu
  • Gülme ve dudak büzme çizgileri için dudak üstü ve altı
  • Çene botoksu
  • Boyun botoksu
  • Dekolte botoksu
  • El gençleçtirme botoksu

Kimlere Botoks Uygulanmaz ?

Botox uygulaması pratik bir işlem olsa da uygulanması için bazı engelleyici kriterler vardır. Bu kriterleri taşıyan hastalarda botox uygulaması sakıncalıdır. Sakınca oluşturan durumlar ise,

  • Hamilelik ve bebek emzirme
  • Kanser, şeker, tansiyoni kalp, dolaşım bozukluğu gibi hastalıkaları olan ve herhangi bir hastlık için bile olsa ilaç tedavisi gören
  • Botoksun çözümleyebileceği sorunlara sahip olsa da ergenlik çağını geçmeyen hastalarda botoks uygulaması sakıncalıdır. Bu nedenle uygulanması önerilmez.

Ameliyatsız yüz germe işlemi aynı zamanda Ultra V Lift diye de bilinen, çok daha doğal görünen sonuçlar yaratan düz ya da kılçıklı ameliyat iplikleri kullanılarak yapılan germe tekniğidir. Aynı zamanda Kontür Lifti, Siluet Lifti, Rus ipi, Anti-ptos İp Lifti, Örümcek Ağı Estetiği olarak da bilinir. Ameliyatsız yüz asma işlemi ise kılçıklı ve daha kalın iplerin kanül yardımıyla sarkan bölgelere yerleştirilerek askıya alınması yöntemidir.

Bu işlemde elastikiyeti kaybolmuş bölgeleri tekrardan eski pozisyonuna getirmek için alerji yapmayan PDO ameliyat iplikleri kullanılır.

Basın tarafından da oldukça ilgi görmektedir. Popülerliği arttıkça uygulayan sayısı artan bu işlemin ancak, işinin ehli kişilerce yapılmasını tavsiye ediyoruz.

ÖRÜMCEK AĞI ESTETİĞİ NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?

Tırtıklı poliproplen veya intradermal iplerin, tünel tekniği ile derinin en üst yüzeyinin hemen altına girilip yerleştirilmesi şeklinde gerçekleşir. Ciltte ince uçlu iğneler yardımıyla çok ufak girişler oluşturulur ve ipler hafif zigzag hareketleriyle yerleştirilir. Bu sayede dokuya daha sıkı tutunmaları sağlanır. İple yüz asma işlemi lokal anestezi kullanılarak gerçekleştirilir ve işlem sonrasında yatılarak tedaviye veya iyileşme sürecine gerek yoktur.

Dövme tekniği ile karıştırılmamalıdır. Kalıcı makyajı dövmeden ayıran en önemli fark; boyanın bırakıldığı yerden kaynaklanmaktadır. Dövme işlemin de boya epidermise değil dermal tabakaya bırakıldığı için uygulama bir ömür boyu ciltte kalır. Kalıcı makyaj da ise hücre kendini yeniledikçe boya pigmentleri de vücudumuzdan atılır. Dolayısı ile yapılan uygulamanın kalıcılığı kişiye ve o kişinin metabolizma hızına bağlı olarak 2 ila 5 yıl arasında değişiklik göstererek kalır.

Pigmentler ciltten uzaklaşırken uygulama bölgesinde ki renkte zamanla flulaşarak silinir. Eğer bu uygulama belli aralıklarla yenilenip (rütuş yapılıp) uzun yıllar aynı güzellikte ve kalıcılıkta korumuş olunur.

Kalıcı makyaj; kaş, eyeliner, dudakta uygulandığı gibi, para medikal amaçlı olarak da uygulamalar yapılmaktadır. Bunlar;

  • Areola (meme başı ucundaki renkli halka) çalışmaları
  • Mastektomi (meme alınması) sonrası yapılan meme ucunun renklendirilmesi
  • Vitiligo
  • Allopecia
  • Yara izleri ve cilt lekeleri

KALICI MAKYAJ KİMLERE UYGULANIR?

  • Her zaman bakımlı olmayı sevenler
  • Makyaj yapmakla zaman kaybetmek istemeyenler
  • Havuzda, denizde, saunada terleyince makyajının akıp sürekli makyaj temizlemek zorunda kalmak istemeyenler (özellikle spor yapan kişiler)
  • Makyaj yapmasına engel rahatsızlığı olanlar. (göz problemi, el titremesi vb.)
  • Kaşlarında şekil bozukluğu olanlar
  • Tıbbi müdahaleler ya da doğal sebeplerden dolayı kaşları dökülen ya da seyrekleşen kişilere
  • Kirpikleri seyrek ya da belirgin olmayan kişilerde; çeşitli nedenlerle (arpacık vs.) kirpikleri dökülen kişilerde
  • Dudak sınırları belli olmayanlar, daha dolgun ve canlı renkte dudaklara sahip olmak isteyenler
  • Dudak çevresinde pigment (renk) kaybı olanlar (sık uçuk çıkan dudaklarda)
  • Yarık dudak(tavşan dudak) problemi olanlar

KALICI MAKYAJ KİMLERE UYGULANMAZ

Hamile ve emziren bayanlara, uygulama bölgesi üzerinde aktif enfeksiyonu olanlara (konjonktivit denilen göz iltahapları dahil), siğil ve mantar türü cilt problemleri olanlara, içeriğindeki pigmentlere allerjisi olanlara, kanama pıhtılaşma bozukluğu olanlara, 18 yaş altına, et benleri üzerine, keloid üzerine ve kanserojen cilt lezyonları olanlara kalıcı makyaj uygulaması yapılmaz.

Kaş Ekimi

Kaş dökülmesinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalık, kazalar ya da yanlış kaş alımı sebebiyle kaybedilmiş kaşlar için ekim yapılır. Kaş ekiminde kişinin kaş ekiminden fayda göreceğinin doktor tarafından onaylanması önemlidir.

Kaşın yapısına çok benzerlik gösteren saçlı deriden kök alımı yapılması ile doğallık sağlanmış olunur. Kaşlar 3 ayın sonunda çıkmaya başlar ve ekilen tüm bölgedeki iyileşmeyi görmek için 8 ay beklenmesi gerekir.

Sakal ve Bıyık Ekimi

Sakal, erkeklerde kimlik oluşumunda, kişinin yaşam tarzının dışa vurumunda ve psikolojisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sakal ekimi; hiç sakal çıkmama durumunda ya da sakalın bulunduğu alandaki yara, yanık, seyrelme gibi olumsuz durumlardan dolayı yaşanan problemlere çözümler getirir. Sakal ekiminde saçlı deriden alınan kökler ihtiyaç duyulan bölgeye transfer edilir. Çeşitli nedenler sonrasındaki seyrelmeler sakal ekimiyle ortadan kaldırılırken, hiç sakal olmaması durumlarında ciddi değişiklikler elde edilir. FUE yönteminde kıllar tek tek alınır ve bu sayede iz kalması önlenir. Ekimde, sakalın çıkması gereken açıya sadık kalındığı için doğallık sağlanır.

Sakal ve Bıyık Neden Dökülür?

Kılın sıklığı ve kalınlığı tamamen genetik yapıya bağlıdır. Ergenlik çağına girdikten sonra 3 yıl boyunca sakal ve bıyık kılları kalınlaşarak uzun, sert ve koyu kıl formunu alır. Erkeklik hormonu seviyesinde ciddi bir değişiklik olmadığı sürece sakal kılı bu karakteristik özelliğini korur. Sakal kaybı, otoimmun hastalıklar kadar cilt hastalıklarına bağlı da oluşabilir. Bunların dışında en ağır hasarı hormonsal dengesizlikler oluşturur. Saç, sakal dökülmesinin sebebini öğrenmek için testosteron seviyesi kontrol edilmelidir.

Sakal ve Bıyık Ekimi Kimlere Uygulanır?

Köselik veya seyrek sakal ile bıyık, kişilerin ekim için başvurma sebeplerinin başında gelir. Sakal ekimi, hormonların bazal seviyeye ulaştığı 20-22 yaşlarından itibaren yapılabilir. Ayrıca favorilerini uzatmak isteyen, iki günlük sakal görüntüsünü seven ancak sakal telleri düzensiz veya aralıklı çıkan erkekler için de bu işlem tercih edilir. Sakal ektirme işlemi, hiç sakalı olmayanlara olduğu gibi sakalında parça parça kılsız bölgeleri olan erkeklere de uygulanabilir.

Sakal Bıyık Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç kılı olan herkese sakal-bıyık ekimi yapılabilir. İki kulak arasındaki ensenin hemen üstündeki ince telli bölge veya kulak üstlerinden saç kökleri alınarak operasyon gerçekleştirilir.

Ekim günü kırmızı kabuklar halinde iyileşen cilt bir hafta sonra hiç bir iz kalmadan eski görüntüsüne kavuşur. Yüz kılı ekiminden sonra aynı saçta olduğu gibi hiçbir ciddi ağrı ya da acı oluşmaması beklenir.

Girişimden yaklaşık sekiz ila on hafta sonra sonuç kendini göstermeye başlar.

Kimyasal peeling, bir veya birkaç kimyasal ajanın deriye uygulanması ile deride çeşitli derinliklerde kontrollü hasar oluşturulması ve sağlıklı bir derinin ortaya çıkmasını hedefleyen uygulama yöntemidir. Kimyasal peelingte amaç, deri tabakalarında istenilen derinliğe kadar hasar oluşturmak ve rejenerasyon sırasında yara iyileşmesinin avantajlarından yararlanarak çeşitli lezyonların tedavisini sağlamaktır.

KİMYASAL PEELİNG AĞRILI / ACILI BİR TEDAVİ MİDİR?

Yüzeysel ve orta derinlikte peeling uygulamalarında tedavi sırasında ve sonrasında ciltte hafif ve orta şiddette yanma hissi oluşabilir. Acıyı azaltmak için anestezik kremler kullanılabilir. Derin peeling işlemi ağrılı ve acılı bir cilt soyma işlemidir. Tedavi lokal anestezi altında uygulanır. Tedavi sonrasında anestezik kremler ve ağrı kesicilerin düzenli kullanılması gerekir.

KİMYASAL PEELİNG SEANS SÜRESİ VE SEANS SAYILARI

Seanslar tedavi edilecek bölgenin büyüklüğüne göre ortalama 30 - 60 dk. sürmektedir.


Seans sayıları kişiden kişiye, vakaya ve uygulama türüne göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama;

  • Yüzeysel peeling uygulamalarında 2 - 4 hafta aralıklarla 4 - 8 seans,
  • Orta derinlikte peeling uygulamalarında 2 - 4 ay aralıklarla 2 - 4 seans,
  • Derin peeling uygulamalarında genelde tek seans yeterli olmaktadır.

Lazer Epilasyon Nedir?

İstenmeyen tüylerin lazer ışını ile yok edilmesidir. Lazer epilasyonda enerji cilt altına en fazla 5 mm ulaşabilir. Bu mesafede kıl folikülleri bulunmaktadır, daha derine inip iç organlara zarar veremez. Verilen ışın folliküllerdeki melanin tarafından emilerek ısı enerjisine dönüşür ve kıl kökünü tahrip eder, kılın beslenmesi bozulur. Herhangi bir kalıcı yan etkisi ve kanserojen etkisi yoktur .

Lazer epilasyon için en ideal cilt tipi açık tenli ve koyu renk kılı olan kişilerdir.

Üst göz kapağı ve göz çukuru dışında tüm vücut bölgelerine uygulanabilir.

Soprano ICE Lazer Epilasyon

Soprano ICE, 600 watt gücündedir, 810-nm diode lazer teknolojisidir. Dört mevsim uygulamaya imkan veren bu teknoloji cilt tipi ne olursa olsun uygulama yapılabilir özellikde dizayn edilmiştir.

Alexandrite Lazer Epilasyon

Melanin tarafından iyi tutulur. Bu nedenle sadece açık cilt tiplerinde kullanılabilir. Fakat yüz gibi riskli bölgelerde tüy azalması yerine tüy artışına neden olabilir. Sırt, omuz, kol bölgeleri de bu lazerin etkinliğinin düşük olduğu bölgelerdendir.

Lazer epilasyonu kimler yaptırabilir?

Ergenlik çağına girmiş, Kıl oluşumu tamamlanmış ve uygulamaya engel teşkil edecek herhangi bir sağlık problemi olmayan, koyu renk kılları olan herkes lazer epilasyon yaptırabilir. Hamilelikte üç aydan sonra sakınca olmamasına rağmen kliniğimizde hamilelik süresince uygulama yapılmamaktadır.

Lazer epilasyondan sonuç alamama durumu olabilir mi?

Cilt ve kıl profili ideal olsa da,insanların % 3–5’i lazer epilasyondan çok az düzeyde etkilenmektedir. Beyaz kıllar etkilenmezken, sarı ve kızıl kıllar çok az etkilenir.

Kimler lazer epilasyon yaptırmamalı?

Lazer epilasyon tamamen beyaz tüylere sahip kişilerde, hamilelerde,sedef hastalığı gibi deri hastalıkları olanlarda, bazı önemli yan etkileri bulunan sivilce ilacı gibi ilaçlar kullananlarda, sistemik izotretinoin kullananlarda, kalp pili olanlarda, ayva tüyü olanlarda ve epilepsi hastalarında önerilmez. Bu gibi durumlarda mutlaka bir uzmana danışın.

Seans aralıkları :

Yüz bölgesi için 4 haftada bir 6-12 seans, vücut bölgeleri için 8 haftada bir 4-6 seanstır. Tedavi ilerledikçe kılların çıkışının gecikmesi ile birlikte seans aralıkları uzamaktadır. Hormonal bozukluklar seans sayısını etkileyebilir.

Kıl yoğunluğu her seansta ortalama %15-20 azalmaktadır, 3. seanstan sonra hissedilir fark görebilirsiniz. Seanslarınıza düzenli devam etmeniz çok önemlidir..

Liposuction ( Yağ Alma ) 1980 lerin başından beri yapılmakta olup tüm dünyada en çok yapılan estetik cerrahi operasyonudur. Buradaki amacımız kilo verdirmekten öte tüm egzersiz ve diyete rağmen verilemeyen yağ birikintilerini gidermek ve vücudu şekillendirmektir.

Liposuction Vücudun Nerelerine Uygulanır?

Liposuction boyun altı bölgesinden, ayak bileğine kadar hemen her bölgeye uygulanabilir. Kadınlarda basen, kalça, göbek bölgelerine uygulanırken, erkeklerde bel, boyun altı ve göbek bölgelerine uygulanmaktadır. Liposuction bir zayıflama yöntemi değil, vücudun belli bir bölgesini şekillendirme işlemidir.

Liposuction Operasyonu

Liposuction yapılacak bölgeye operasyon öncesi özel kalemlerle işaretleme ve çizimler yapılır. Bir seansta 3-4 kilo yağ alınabilir. Bu pür ( saf ) yağdır.

Yani kişinin 5-6 kilosuna denk gelir. Aynı seansta çeşitli bölgelerde ( örneğin : hem karın, hem mide üstü, hem basen bölgesi hem de bacak bölgesinde ) liposuction uygulanabilir.

Vakaların % 80 inde tek seans yeterli olur. Eğer liposuction ile alınacak yağ miktarı 4 kilodan fazla ise ve farklı bölgeden de almak gerekiyorsa aynı hafta içinde yapılabilir. Ancak aynı bölgeden daha fazla alınması gerektiğinde ortalama 40 gün beklemek doğru olacaktır.

Liposuction Sonrası

Ameliyat sonrası şişlikler ve morluklar;
 Ödemlerin tamamen kaybolması ve vücut hatlarının oluşması 3-6 hafta zaman alacaktır. Morluklar da aynı süreler içinde kaybolur. Bazı hastalarda morluk çok az iken bazı hastalar da yoğundur bu kişisel farklılıklardandır.

Göğüs estetiği operasyonu tüm dünyada en çok tercih edilen estetik ameliyatlarından biri halini almıştır. Merkezimizde bu alanda göğüs büyütme, küçültme, dikleştirme ve erkeklerin en büyük sorunu haline gelen jinekomasti ameliyatları yapılmaktadır.

Meme Büyütme

Meme büyütme, dış tarafı özel yapılı silikon ve içi jel ya da serum dolu meme protezleri ile memenin büyütülmesi işlemidir.

İşlem, en çok genetik olarak meme şeklinin küçük olduğu durumlarda, her yaş grubuna uygun olmakla birlikte en çok 20-25 yaş grubuna uygulanır.

Meme dokusunda kayıp veya küçülme yaşanan durumlar olan hamilelik, meme kanseri cerrahisi, ani kilo kaybı gibi durumlardan sonra meme boyutlarını tekrar kazandırmak amacıyla serum veya jel ile dolu silikon meme protezleri kullanılarak meme boyutları istenilen ölçüye getirilir. Yerleştirilecek meme protezinin büyüklüğü, omuz genişliği, kilo, boy, meme dokusunun durumu ve kalınlığına uygun olmalıdır.

Meme Dikleştirme

Özellikle kilo alıp verme veya emzirme sonrasında oluşan sarkma durumlarında, dolgunluğu yetersiz ve cilt fazlası olan meme, implant yerleştirilerek ya da fazla deri alınarak daha dik hale getirilebilir.

Operasyonlarda, dikleştirme ve büyütme işlemi aynı anda uygulanarak daha tatmin edici sonuçlara ulaşılabilir.

Sadece, meme ucu çevresinde veya meme ucundan, meme altına uzanan küçük, düz bir çizgi şeklindeki kesilerle gerçekleştirilen operasyonun ortalama süresi 3 saattir. İyileşme süreci ise 15 gündür. Ameliyattan sonraki 1. veya 2. gün taburcu olunabilir. Genellikle, emilebilir dikişler kullanıldığından, dikiş almaya gerek yoktur.

Meme Küçültme

Meme küçültme ameliyatı ülkemizde en sık yapılan estetik operasyondur.

Bu ameliyat estetik bir operasyon olarak kabul edilmesine rağmen, meme büyüklüğü sorunu, gerçek bir sağlık problemi olup, dayanılmaz boyun, sırt ve bel ağrıları ile omuzda çökmeye varan rahatsızlıklara yol açabilmektedir.

Operasyon tekniği ve kalacak iz, hastanın meme büyüklüğüne bağlıdır. Fazla büyük olmayan ve aşırı sarkmamış memelerde düz bir çizgi şeklinde iz kalabilecek bir teknik uygulanabilirken, daha büyük veya sarkma oranı yüksek ise ters T şeklinde iz oluşturan teknikler kullanılır. Ameliyatın şekli ve küçülmenin ne oranda olacağına hasta ve doktor konuşarak karar vermelidir. Meme küçültme sırasında genelde meme kuyruğu bölgesinde kalan fazlalıklara liposuction uygulanabilir. Operasyon süresi ortalama 3 saat olup, iyileşme süreci 15 gündür.

Erkeklerde Meme Küçültme - Jinekomasti

Erkek hastalarda sıklıkla rastlanan problemlerden biri olan meme büyüklüğü önemli sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabilmektedir.

Erkek hastalarda sıklıkla rastlanan problemlerden biri olan meme büyüklüğü önemli sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabilmektedir. Bu sorunun kaynağında; alkol, göğüs büyütücü hormonal düzensizlikler, çeşitli yan etkiye sahip ilaçların uzun sürelerde kullanılması, steroid tedavileri, bazı kronik rahatsızlıklar ve tümörler, fastfood beslenme alışkanlıkları veya bazı enfeksiyonlar bulunabilir.

Çok ileri olmayan vakalarda Liposuction iyi ve kolay bir seçenektir. İleri olan vakalarda ise cilt ve meme dokusunu kesiler ile çıkarmak gerekmektedir. Her iki durumda da kalacak kesi izi neredeyse görülmeyecek düzeyde olup, operasyon sonucu kişinin psikolojik - sosyal hayatını pozitif anlamda etkileyecek ve kendine güvenini geri kazandıracak kadar oldukça başarılıdır. Ortalama operasyon süresi 2 saat olup, sonrasında 3 ile 6 hafta boyunca korse kullanımı gerekmektedir. Kol hareketlerinin aşırı kullanımı ve spor bu sürede kısıtlanmalıdır. Operasyonun 2.gününden itibaren günlük aktivitelerin birçoğu rahatlıkla yerine getirilebilir.

Mezoterapi; ağrılı hastalıkları, vücutta bulunan yere lokal olarak uygulanan mikro enjeksiyonlar yoluyla kontrol altına alan, ya da tedavi eden bir tıbbi uygulamadır.

Mezoterapi çok ince ve kısa iğne uçları kullanılmak suretiyle uygulanan bir yöntemdir. Mezoterapide ilaçların buradan emilimi çok az olduğu için, sistemik dolaşma ilaç geçimi de yok denecek kadar azdır. Yapılan enjeksiyon sayısı, hastaya, hastalığa ve enfeksiyonun yapılacağı bölgenin anatomisine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Mezoterapi, sıklıkla estetik amaçlı olarak selülit ve bölgesel zayıflama başta olmak üzere cilt problemleri, cilt yaşlanması ve saç dökülmesini engellemek amacıyla, artirit gibi tüm eklem hastalıklarında, boyun, bel fıtığı, migren, adet ağrılarında, spor travmalarında, varis, lenfödem ve flebit gibi bazı damar hastalıklarında da kullanılmaktadır.

Mezoterapi "orta deri tedavisi" anlamına gelmektedir. Deri altına belirli açılardan iğneler batırıldıktan sonra sinir uçları harekete geçer ve damar açıcı bir reaksiyon meydana gelir. Bu yöntem sayesinde eskiden ağız yoluyla alınan ilaçlar doğrudan hastalıklı bölgeye enjekte edilmeye başlanmış. Bu nedenle küçük dozlarda ilaçlarla bile daha etkin bir tedavi sağlanabiliyor. Örneğin hastalıklı bir yaprağı kurtarmak için ilacı ağacın köküne verip, belirli bir kısmının yaprağı iyileştirmesini beklemek yerine, ilacı daha az dozlarda direkt olarak hasta olan yaprağa enjekte ederek tedavi gerçekleştirilir. Sonuçta sağlam yapraklara zarar vermeden hastalıklı yaprak kurtarılır.

PRP, “Platelet Rich Plasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Yeni bir cilt gençleştirme yöntemi olan PRP uygulaması son yıllarda geliştirilmiştir. PRP yönteminde hastadan 8-20 cc kan alınarak santrifüj edilir. PRP tedavisinde elde edilen serum, mezoterapi gibi minik küçük miktarlarda ve yaygın olarak derinin içine enjekte edilir.

Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız pıhtı hücrelerini bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi verebilmektir. Böylece hedef dokunun onarımı hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır. PRP yöntemi ile elde edilen serumdaki plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır.

PRP nasıl uygulanır?

Plazma elde edildikten sonra genellikle ilgili bölgeye enjekte edilir ya da deri üzerine yüzeyel olarak uygulanır. Bazı uygulayıcılar enjeksiyonu, plazma içinde bulunan trombositleri aktive ettikten sonra yapar. Enjeksiyon bölgesinde aktive olacaklarını düşündüklerinden,trombositleri aktive edici ajan kullanmayan uygulayıcılar da vardır. Aktivasyon sonucu trombositlerin içinde bulunan çeşitli büyüme faktörleri salınarak, tedavi edici etkilerini gösterirler.

PRP Uygulama Alanları Nelerdir?

  • Estetik amaçlı uygulamalarda yüz, boyun, dekolte, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölgelere
  • Lazerle soyma gibi uygulamalardan hemen sonra derinin hızla yapılanmasını sağlamada
  • Deride yılarca ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın sonucunda oluşan kırışıkların düzelmesi, çöküntülerin giderilmesi, esneklik ve parlaklığın kazandırılmasında
  • İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünde
  • Saç dökülmesi tedavisinde
  • Yüz bölgesindeki yılların getirmiş olduğu çöküntü olan bölgelerde dolgu amaçlı uygulanır.

PRP Uygulamasının Yan Etkisi Var mı?

Hastaya kendi kanından üretilen bir materyal (PRP) verilmektedir. Yapılan işlem basitçe yara iyileşmesi sürecini başlatmak ve hızlandırmaktır. İstenmeyen bir etki ile karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür.

FUE ile tüm saç ekimi girişimlerinde olduğu gibi saçlı bölgeden tek tek alınan canlı saç köklerinin saçsız olan bölgeye transferinin gerçekleştirilmesi işlemidir.


FUT yönteminden farklı olarak bu yöntemde Foliküler üniteler (greft) doğrudan derinin kök seviyesinden özel pançlar yada mikro motorlar ile tek tek çıkarılmasıdır. Bu yöntem “non-invasive” olarak bilinir.


FUE’de ve FUT’ta çıkarma yöntemleri farklıyken elde edilen köklerin yeni yerlerine yerleştirilmesi tamamen aynıdır.


FUE tekniği ile bir seansta 2.000-7.500 adet Foliküler ünite (greft), 5.000-18.750 adet saç teli nakli gerçekleştirilmektedir.

Foliküler Ünite Ekstraksiyonu’nun (FUE) Tercih Edilmesindeki Nedenler

Saç ekimi operasyonundan sonra, ekilen saçların çıkmasının ardından kişi çok rahat saçlarını kısa kestirebilir ve kazıtabilir. Ekilen bölgede ve saç köklerinin alındığı bölgede iz kalmaz.

Az miktarda saç açıklığı olan bölgelerin kapatılması istendiği durumlarda fue yöntemi tercih edilmelidir.

Sadece şakak açıklığı bulunan kimselerde uygun bir yöntemdir.

Yanıklardan kaynaklanan saç açıklıklarında da uygulanmaktadır.

FUE tekniği ile sadece iki kulak arasındaki bölge değil, saçlı olan bölgelerin tamamından saç kökleri alınmasına olanak sağlamaktadır.

FUE tekniği sayesinde saçlı bölge dışında göğüsten, sırttan ve bacaktan da kıllar alınarak saç ekimi yapılabilmektedir.

Çok genç ve cilt elastikiyeti çok yüksek hastalar, geniş skar (iz) geliştirme eğiliminde olduklarından FUE tekniği tercih edilir.

FUE İşleminin Aşamaları: 3 aşamadan oluşmaktadır.

1. Aşama

Ortalama 1 saat sürmektedir.

İlk olarak ense bölgesindeki saçların traş edilmesi ile başlanır. Nedeni; saç köklerinin verici bölgeden mikro motor ile tek tek alınabilmesi için saçların 0,3 mm. kısaltılması gereklidir.

Göğüs, sırt, bacak ya da ense bölgesi olarak saç köklerin alınacağı bölgelerin tespit edilmesi.

Saç köklerinin alınacağı bölgenin lokal anestezik (jetokain, citanes ve marcaine) ilaçlar ile uyuşturulması

2. Aşama

Ortalama 3 saat sürmektedir.

Saç köklerinin mikro motor ile tek tek alınması işlemidir. Saç köklerinin alım aşamasında mikro motor ucunda 0,8-1 mm. pançlar kullanılmalıdır.

0.8 mm pançlarla 1’li (greft) saç kökleri alınmalıdır. Doğal, ekim yapıldığı belli olmayan bir görüntü oluşması için alınan 1’li saç kökleri ile ön saç çizgisine ekim yapılmalıdır.

1 mm pançlarla 2’li, 3’lü (greft) saç kökleri alınmalıdır. Yoğun ve sık bir ekim görüntüsü oluşturması için, bu greftler de ön saç çizgisine ekilen 1’li greftlerden sonra ekilmelidir.

Sizin de alınan saç köklerini çok rahat bir şekilde sayabilmeniz için saç köklerinin alım aşaması tamamlandıktan sonra saç kökleri özel bir solüsyon içerisine 100’lik gruplar halinde yerleştirilmesi gerekir.

3 aşamaya geçmeden önce sizin için yemek ve ihtiyaç molası verilir.

3. Aşama

Ortalama 3 saat sürmektedir.

Doktorunuz ile birlikte ön saç çizginizi oluşturursunuz.

Ekilecek olan saç köklerinizin dağlımı ile ilgili son bir kez tekrar karar verirsiniz.

Belirlenen ön saç çizginizin bulunduğu bölgeden itibaren ekim yapılacak alan tamamen lokal anestezik ilaçlar ile uyuşturulur.

Saç köklerinizin çapı ve saç köklerinin olması gereken derinlik hesaplamaları yapıldıktan sonra saç kökleriniz için özel hazırlanan lateral slit ile saç köklerinin yerleştirileceği yuvalar (kanallar) açılır.

Kanal açma işlemi saç ekiminin en önemli kısmını oluşturmaktadır.

Kanal Açma İşlemi Neden Bu Kadar Önemli?

  • Saç köklerinin beslenebilmesi için saç köklerinin yerleştirileceği mikro kesilerin (kanalların) ekilecek olan greftlerin çapında olması gerekmektedir.
  • Saç köklerinin yerleştirileceği mikro kesilerin açıları dökülme olmadan önceki mevcut olan saçların yönünde açılmalıdır.
  • Verici bölgeden alınan saç köklerinin çapı ve uzunluğu hesaplanarak kanal açmak için kullanılan lateral slitin çapı ve uzunluğu ayarlanmalıdır. Kişiye özel kanal açıcılar kullanılmalıdır.
  • Ekilecek olan greftlerin açıları tecrübeli uzmanlar tarafından, kişinin kafa yapısı ve saç açıklığı gözünde bulundurularak, ön saç çizgisinin bulunduğu alanın açısı 45 derece öne doğru, yan taraflar (golfler) yine 45 derecelik açı ile öne ve her iki taraf da yana doğru 45 derecelik açılarla kanalların açılması gerekmektedir.

SAÇ EKİMİ SONRASI BAKIM NASIL OLMALIDIR?

  • Fue yöntemi ile yapılan ekim sonrası ilk gece ve sonrasında ağrı olmaz. Ağır ve stresli durumlardan, spor yapmaktan kaçının.
  • Uyku pozisyonlarından sac ekim bölgesi etkilenmemektedir, istediğiniz pozisyonda uyuyabilirsiniz.
  • Ensenizde herhangi bir damar veya sinir kesilmediği için kalıcı iz, uyuşukluk yada gerginlik olması beklenmez.
  • Saç ekiminden 48 saat sonra ekim yapılan bölge dahil saçlar yıkanabilir. Saçın yıkanabilmesi için önce bakım losyonu uygulanması gerekir, ardından sac ekimine özel şampuanla yıkanır.
  • Özellikle ilk 3 gün ekim yapılan bölgeye darbe gelmemelidir, daha sonraki dönemlerde de aynı özen gösterilmelidir.
  • İlk 15 gün dışarı çıkarken güneşten koruyucu şapka kullanılmalıdır, havuza ve denize başınızı sokmayacak şekilde girmeniz önerilir.

Saç simülasyonu; saçınızın dökülme ölçüsüne ve arzu edilen görünüme dayalı olarak – gerçek saç kökleri ve tellerinin doğal görünümünü kopyalamak icin uygulanan kellik kapatma yontemidir.

Saç simülasyonunu kimler yaptırmalı?

Saç Simülasyonu , saçında seyrelme olan kişiler, saçı tamamen dökülmüş kişiler, saçında saç kıran hastalığı olan kişiler, saç aralarında daha önceden olmuş ameliyat izleri olan kişiler, yani saçının görüntüsünden mutsuz olan herkes bu işlemi yaptırması için yeterli sebebe sahiptirler.

Boyaların herhangi bir zararı var mıdır?

Kullanılan tüm boyalar Türkiye' de S.B işlemleri yapılmış N.S.I Laboratuvarları onaylı.Ayrıca uluslararası dermatolojik testleri yapılmış boyalardır.Hiçbir şekilde zararı yoktur.Fakat buna rağmen işlem öncesi alerji testi kişiye yapılır

Saç simülasyonundan sonra nelere dikkat etmeliyiz?

Saç Simülasyonu işleminden sonra, ilk 3 gün çok önemlidir, kesinlikle su değmemeli, güneşe çıkılmamalı, solaryuma girilmemeli, her hangi bir kimyasal içeren ürünler kullanılmamalıdır. merkezimize geldiğinizde uzmanımız bu konuda size gerekli tüm bilgileri verecektir ve ne kadar dikkatli davranırsanız, işleminizin ömrü o kadar uzun sürer.

Ne kadar süre kullanabilirim?

Kişinin cilt yapısı ve yaşam tarzına bağlı olarak 3-5 yıl kullanım imkanı sağlar.

Saç simülasyonu kimlere yapılamaz?

Saç Simülasyonu işlemi, kanser hastalarına, şeker hastalarına, anemi hastalarına ve hamile bayanlara yapılmasını önermiyoruz.

BİZE ULAŞIN

HİÇBİR ŞEY İNSAN VE SAĞLIK KADAR ÖNEMLİ DEĞİLDİR.